Ana içeriğe atla

İçinizi Isıtacak En Güzel Aşk Romanları

Kış mevsiminde yapılabilecek en güzel etkinliklerden biri sıcacık battaniyenin altına girip kitap okumak kesinlikle. Kitap okumanın zamanı, mevsimi olmaz ama uzun kış gecelerinde ben kendimi daha çok kitapla buluşmuş buluyorum. Hele birde sıcacık bir kahve, bitki çayı ya da salep varsa elimde değmeyin keyfime J Şimdi size içinizi ısıtacak en güzel aşk romanlarından birkaç öneride bulunmak istiyorum.

SABAHATTİN ALİ – KÜRK MANTOLU MADONNA

En güzel aşk romanları yazısı ‘Kürk Mantolu Madonna’ olmadan olmaz tabi ki. Aşk romanı sevenler için değil edebi bir zevk arayışı içinde olanlarında mutlaka okuması gereken bir kitap. Kitapta içine kapanık ve melankolik bir kişi olan Raif Efendi, kendi hayatına yön vermeyi başaramayan bu yüzden de sevmediği bir kadınla evlenip mutsuz olmuş bir karakterdir. Tüm bu düzenin dışına çıktığı tek zaman dilimi genç yaşında gittiği Berlin’de portresini görüp aşık olduğu Maria Puder ile birlikte olduğu zamandır. Büyük aşkını geride bırakıp ülkesine dönmek zorunda kalan Raif Efendi’nin imkansız aşk hikayesi ise ancak o öldükten sonra günlüğüne yazdıklarından öğreniliyor.

JANE AUSTEN – GURUR VE ÖNYARGI  

      
Tüm zamanların en romantik kitabı kabul edilen ‘Gurur ve Önyargı’ nın ilk basımı 1813 yılına ait. Kitap taşralı bir aileden gelmesine rağmen kendisini geliştirmiş zeki, yetenekli ve iyi niyetli bir genç kız olan Elizabeth ile soylu bir aileden gelen kibirli ve ciddi Mr. Darcy’nin yanlış anlaşılmalara, gurur ve önyargıya dayalı aşkını anlatıyor. Birbirlerine karşı ön yargılarını aşamayan ikilinin aşkı, 18. yy İngiltere’si ve yan karakterlerin hikayeleri bir araya geldiğinde gelmiş geçmiş en iyi aşk romanı ortaya çıkıyor. Filmini izlemiş olsanız dahi mutlaka okumanız gereken bir roman.

BALZAC – VADİDEKİ ZAMBAK

Dünya edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Balzac’ın mutlaka okunması gereken aşk romanlarından biri. Ailesi tarafından sevgisiz bir şekilde büyütülmüş Felix’in kendinden yaşça büyük ve evli olan bir kontese duyduğu büyük ancak imkansız aşkı anlatan kitap yazarın yaşam öyküsünden de parçalar içeriyor. Kontese duyduğu ruhani sevgiye karşın, fiziksel bir aşka karşı koyamayarak Lady Dudley ile beraber olması ise hikayenin temel çelişkisini ortaya çıkarırken gerçek aşka dair oldukça güzel çıkarımlar yapmanızı sağlıyor. Aşk romanı sevmeyenlerin bile okuması gereken bir edebiyat başyapıtı.

GABRİEL GARCİA MARQUEZ – KOLERA GÜNLERİNDE AŞK

En iyi aşk romanları denince akla ilk gelen klasiklerden bir diğeri de Marquez tarafından 1985’te yazılan ‘Kolera Günlerinde Aşk’tır. Aşkı ölümcül bir hastalık olan koleraya benzeten Marquez, ‘zengin kız fakir oğlan’ temasını, masalsı üslubuyla birleştirip tüm zamanların en iyi imkansız aşk romanını yazar. 13 yaşında ilk gördüğü günden beri aşık olduğu Fermina’ya kavuşmak için 53 yıl 7 ay 11 gün bekleyen Florentino’nun saplantılı aşkını anlatan kitap aynı zamanda toplumsal eleştiriler de yapıyor.

ZÜLFÜ LİVANELİ – SERENAD

Zülfü Livaneli’nin başyapıtlarından biri olan Serenad, aynı zamanda Türk edebiyatının en iyi aşk romanlarından biri. Kitap 60 yıllık bir aşk hikayesini bazı tarihsel gerçeklerle birleştiriyor. Her şey, 2001 yılının Şubat ayında, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i karşılamasıyla başlar. 1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş açılan dokunaklı bir aşk hikâyesine karışmakla kalmaz, dünya tarihine ve kendi ailesine ilişkin birtakım sırları da öğrenir. Serenad, 60 yıldır süren bir aşkı ele alırken, ister herkesin bildiği Yahudi Soykırımı olsun isterse çok az kimsenin bildiği Mavi Alay, bütün siyasi sorunlarda asıl harcananın, gürültüye gidenin hep insan olduğu gerçeğini de göz önüne seriyor. Okurunu sımsıkı kavrayan Serenad'da Zülfü Livaneli'nin romancılığının en temel niteliklerinden biri yine başrolde: İç içe geçmiş, kaynaşmış kişisel ve toplumsal tarihlerin kusursuz dengesi.

FRANZ KAFKA – MİLENA’YA MEKTUPLAR

Franz Kafka, Prag'da bir dost meclisinde tanıştığı gazeteci Milena Jesenská'dan öykülerini Çekçe'ye çevirmesini ister. Kafka ile Milena'nın yollarının kesişmesine neden olan bu istek, bir ilişkinin başlangıcı, Milena'ya Mektuplar başlığı altında toplanan bu yazışmalarsa kısıtlı bir iletişimin tek aracı olacaktır. Milena'ya Mektuplar eşi benzeri olmayan bir kitap, mektuplara örülmüş bir aşk romanıdır. Kafka'nın Milena'ya Nisan 1920 tarihli ilk mektubunda yağmurlu bir günden söz ederek deyiş yerindeyse bir roman tadında başlattığı bu yazışmalar, yazarın ölümünden kısa bir süre öncesine değin süregiderken, ümitsizliğin, çaresizliğin ve tıkanışın anlatımına dönüşür. Çünkü Kafka'nın da dediği üzere, "Mektup yazmak, hayaletlerin önünde soyunmak demektir, ki onlar da aç kurtlar gibi bunu bekler zaten. Yazıya dökülen öpücükler yerlerine ulaşmaz, hayaletler yolda içip bitirir onları."

AHMED ARİF – LEYLİM LEYLİM

Ahmed Arif'in Leylâ Erbil'e gönderdiği mektuplardan oluşan bu kitap, edebiyat tarihçilerimize kuşkusuz önemli bilgiler sunmayı vadediyor. Yazıldıkları dönemin entelektüel ve yayın ortamını, Ahmed Arif'in sürgün günlerini, yaşadığı siyasi baskıyı, içsel dünyasını ve en çok da aşkını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.
"Sabah gözlerimi sana açarım. Akşam, uykularımı senden alırım. Nereye, ne yana dönsem karşımda mutluluğun o harikulade baş dönmesini bulurum.
Böyleyken gene de şükretmem halime, hergelelik, açgözlülük eder, seni üzerim. Aklıma gelmez ki seni usandırır, sana gına getiririm. Sana dert, sana ağırlık sana sıkıntı olurum. Nemsin be? Sevgili, dost, yâr, arkadaş... hepsi. En çok da en ilk de Leylâsın bana. Bir umudum, dünya gözüm, dikili ağacımsın. Uçan kuşum, akan suyumsun. Seni anlatabilmek seni. Ben cehennem çarklarından kurtuldum. Üşüyorum kapama gözlerini..." 

İSKENDER PALA – BABİLDE ÖLÜM İSTANBULDA AŞK

Meşhur Leyla ile Mecnun hikayesinden yola çıkarak yazılmış bir aşk hikayesini anlatıyor. Masalsı üslubu, aralara koyulmuş şiirler, doğaüstü ögeler kitabı son dönem edebiyatımızın en başarılı eserlerinden biri yaparken, konusu da en iyi aşk romanlarından biri olmasını sağlıyor. Romanın ön sözündeki ‘Bize kalırsa aşkı tanımayan bir okuyucu bu kitabı hiç okumamalıdır’ cümlesi de ne kadar yoğun bir aşk hikayesinin içine gireceğinizin habercisi.

NİCHOLAS SPARKS – DEFTER

En meşhur aşk filmlerinden biri olan ‘Not Defteri’ aslında Nicholas Sparks’ın aynı adlı kitabından bir uyarlama. Henüz 20’li yaşlarındaki iki gencin bir yaz başında tanışıp bütün yazı birlikte geçirmelerini ancak daha sonra yollarının ayrılmasını anlatan kitap, klasik bir tema üzerinden oldukça farklı bir hikaye çıkarmayı başarıyor. Yıllar sonra bir araya geldiklerinde aşıkların bir karar vermeleri gerekiyor, sosyal statülerine uygun mu davranacaklar yoksa yıllardır canlılığını kaybetmemiş aşkı mı tercih edecekler? Bütün romanlarını aşk ve trajedi temasıyla yazan Sparks’ın kurduğu büyüleyici atmosfer, sizi en az filmi kadar etkileyecektir.

Umarım sizde kitap tavsiyelerimi keyifle okur, kendi okuduğunuz kitapları ve yorumlarınızı benimle paylaşırsınız.

Sevgiler,

Pery

Yorumlar

  1. Çok güzel tavsiyeler. Not ettim :)

    YanıtlaSil

  2. Kitap listemde olup bir türlü okuyamadığım kitaplar var aralarında güzel kitap tavsiyeleri olmuş 👌🏼

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahh ahh bende de çok uzun bir okunacaklar listesi var :)

      Sil
  3. Güzel liste olmuş vadideki zambak kitabını okumuştum çok güzel bir kitapti emeğine sağlık canım benim sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkürler canım. Sevgiler :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Parfümün Sırrı EDP & EDT & EDC Farkı

Herkese Merhaba, Bugün size hepimizin vazgeçilmezi olan parfümlerden bahsedeceğim. Miss gibi kokmayı, güzel kokmayı hepimiz istiyoruz. Bunun için önceliğimiz suya sabuna dokunmak. Sonrasında ise favorimiz parfümler. Parfüm alırken ise baş kriterimiz kalıcılık. EDP mi alayım, EDT mi alayım derken bazen reyonların başında saatler geçirebiliyoruz. Ya da isimlerine bakıyoruz, isim aynı ama fiyatlar farklı. Acaba arada ne fark var diyoruz. Şimdi bu farkı öğreneceğiz. Ama öncesinde parfüm seçerken dikkat etmeniz gereken birkaç noktadan bahsedeceğim. Parfüm seçerken teninizin yapısı çok önemlidir. Bir arkadaşınızda koklayıp beğendiğiniz bir koku sizde aynı etkiyi yaratmayabilir. Çünkü herkesin teni ve ten asidi farklıdır. Bunun için kendi üzerinizde deneyerek teninize yakışan kokuyu tercih edin. Bunun dışında parfümün üst, orta ve alt notaları da parfüm seçerken önemlidir. Üst nota parfümü ilk sıktığınız anda aldığınız kokudur. Etkisi birkaç dakika sürer. Orta nota 5 dk sonra aldığınız kokudur.…

2018 İLKBAHAR/YAZ MAKYAJ TRENDLERİ

Mevsimle birlikte güzellik kavramı da değişiyor. Birkaç sezon öncesinin kusursuz, bol kontürlü yüz hatları yerini doğallığa, kendi özüne bırakıyor. Yaratıcı, sınırsız ve bir maske ardına gizlenmektense doğal güzelliğinizi vurgulayan bir anlayış var.
Ayna Cilt 2018 İlkbahar/Yaz sezonunda kontüre veda ediyoruz ve ayna ciltler ön plana çıkıyor. Kendi cildinizin bir tık daha iyisi sloganıyla yola çıkan bu görünüm için, dengeli ve sağlıklı bir ışıltıyla parlayan cilt dokusu şart.
Enerjik Bakışlar Saçlarla birlikte hayatımıza giren rengarenk tonlar makyajdaki hükmünü sürdürüyor. Baskın pembeden, ferah okyanus tonlarına ve mor renklerle bakışlarınız enerji kazanıyor.
Rorange 'Rorange' 2018 yazının en popüler renklerinden. Dikkat çekici kırmızıyla enerjik turuncunun birleşimi olan bu renk, sıcak yaz günlerine ve bronz tene harika uyum sağlayacak.
Sıralı Kaşlar Doğala dönüş demişken alınmayan ve kesilmeyen kaşların konforuna şimdiden alışın. Cımbızı ve makası sandığa kaldırma zamanı geldi. İçi…

Dudak Çatlaması Neden Olur? Dudak Çatlamasına Bitkisel Çözümler/Lip Balm Yapımı

Dudak kuruması, dudak çatlaması ve dudak soyulması vitamin eksikliğinden şeker hastalığına kadar bir çok sorunun habercisi. Dudak problemlerinin %80 vitamin eksikliğinden kaynaklanır. Sizde dudak kuruluğu ve çatlamasından şikayetçiyseniz işte size nedenleri ve çözüm önerileri:
Dudak çatlamasının nedenleri;
*B vitamini eksikliği *A vitamini eksikliği *Dehidrasyon (Vücudun susuz kalması) *Çinko eksikliği *İlaçların yan etkileri *Dudakları yalama, ısırma ve emme alışkanlığı *Ağızdan nefes alma *Diş macunlarının yan etkisi *Sigara içme alışkanlığı *Uzun süre bir şey yiyip içmemek *Aşırı soğuk ve aşırı sıcak hava *Şeker hastalığı *Stres, üzüntü, depresyon *Güneşe ve aşırı ısıya maruz kalma *Bazı kan hastalıkları *Sağlıksız kozmetik ürünler Dudak çatlamasını önlemek için bunları yapın; *Gün içerisinde tüketmeniz gereken su miktarına dikkat edin! *Bol sebze ve yeşillik tüketmeye özen gösterin. *Doğal dudak peelinglerine başvurun. *Renk, koku ve yabancı bir madde içermeyen kaliteli dudak nemlendiricinizi dudakları…